2 Temmuz 2014 Çarşamba

Soysuzlaştıramadıklarımızdan mısınız?

"Sanatı doğru tanımlayabilmek için her şeyden önce onu bir haz aracı olarak görmekten vazgeçmek; onu, insan yaşamının koşullarından biri olarak görmek gerek. Sanatı böyle görmeye başlarsak, onun insanların birbirleriyle ilişki kurmalarının araçlarından biri olduğunu da görürüz." (Tolstoy, Sanat Nedir? s.48)
Şimdiye dek yüzlerce, binlerce kez sanat tanımı yapılmıştır herhalde. Hemen her sanatçı, yeniden tanımladığı sanat kavramının içerisine ulvi değerler yüklemiş; insanı insan yapan en büyük marifetlerden birisi saymıştır.
O insan ki, insanlığından uzaklaştığı anda etrafına ölüm kusmaya başlayan, çevresine, tüm doğaya zarar veren insan.
Ve sanat; o insana, insan olduğunu hatırlatmayı kendisine görev bilmiştir. Amacı, hayvani duygularından ari bir hayat sunmaktır sanatın. İnsana kendisini göstermek, kendisinden korkmasını istemektir, böylece geride bıraktığı galiz duygularından ari; saf temiz bir insan meydana getirmektir. Sanatın ulvi amacına yakışır ifadeler düzmektir, sayfalar dolusu cümleleri bir araya getirmektir sanatın amacı.
 Ama yine de yetmez.
Hayatımızı çepeçevre kuşatan, sonsuza uğramamış ufku içinde sonsuzu göremeyen, sonsuza çıkamayan, onunla yüzleşemeyen, hesaplaşamayan, onunla korkup titremeyen, ondan bunalmayan, ondan dolayı acı çekmeyen ya da yaşama sevinci duymayan sanatın edebinden kuşku duyarım. (Ahmet  İnam, Edebiyat Üstüne)
Bugünlerde sanatın içerisinde bulunduğu, temsil ettiği pozisyon hiç olmadığı kadar tartışılmaya muhtaç. Sanat adına "deli saçması" bir kaç metanın sergilenmesi, maalesef, sanatın değerini her geçen gün yitirmesine neden olmakta.
 insanlık, hiç olmadığı kadar sanata muhtaç. İçindeki o dipsiz boşluğu dolduracak, nice oyuncaklar ararken kendisine, bulduklarının içlerinde belki de tek masumudur sanat.

İngiltere'de My Bed( Yatağım) adlı modern sanat (!) çalışması 2.2 milyon sterline satıldı. (BBC) Yatağın etrafında sigara izmaritleri, boş votka şişeleri, kullanılmış ve atılmış kondom paketleri... Ve bu çalışmanın adı:Sanat (!)
Sanat; duyguların aktarımıdır, der Tolstoy. Duygular ki; insanı, yüce ve ulvi olma yolunda taşısın. İnsana, insan olduğunu hatırlatsın. Marifet, yaşananları tüm çıplaklığıyla anlatmak olsaydı şayet; en iyi sanatçılar, sokaklardan çöpleri toplayan çöpçüler olurdu sanırım. Çünkü, tüm sırrımızı, gizimizi bilenler  yine en iyi onlar.
Kolay olanı ister her zaman insanoğlu; ama bizler zora talip olmuşuz. Zor; bizi, biz yapan en önemli hasletimiz: İnsanlığımız.
Korkmadan adım atmak gerekli. Korkusuzca, insanlığın değerlerini ayaklar altına alanlara karşı yürümek gerekli. Durmadan, korkmadan...
Sanatımıza,
İnsanlığımıza,
Sahip Çıkmak Gerekli.

Sedat YILMAZ
02.07.2014\Sarıyer

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder